Din Felsefesi Anabilim Dalı, din olgusunu felsefi düşüncenin kavramsal ve analitik imkânları çerçevesinde ele alan bir araştırma alanıdır. Bu disiplin, dinî inançların mahiyetini, temellendirilme biçimlerini ve insan düşüncesindeki yerini sorgularken, bir yandan felsefenin köklü kavram ve yöntemlerinden yararlanır, diğer yandan farklı dinî geleneklerin ortaya koyduğu inanç ve anlam dünyalarını eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutar. Bu bağlamda din felsefesi, akıl ile inanç arasındaki ilişkinin mahiyetini açıklığa kavuşturmayı ve bu ilişkinin tarihsel ve teorik boyutlarını ortaya koymayı amaçlar.
Din felsefesinin temel problemleri arasında Tanrı’nın varlığı ve nitelikleri, dinî bilginin imkânı ve sınırları, inanç-akıl ilişkisi, evrenin anlamı, kötülük problemi, ahlakın temeli ve din ile bilim arasındaki ilişkinin niteliği gibi meseleler yer alır. Bu meseleler hem klasik felsefi metinler hem de modern ve çağdaş düşünce çerçevesinde ele alınarak, dinî tecrübenin ve dinî söylemin felsefi bakımdan anlaşılması hedeflenir. Böylece öğrencilerin, dinî düşüncenin tarihsel birikimini ve güncel tartışmalarını kavramsal tutarlılık ve eleştirel bir perspektif içinde değerlendirebilmeleri amaçlanır.
Bu çerçevede Din Felsefesi Anabilim Dalı, öğrencilerin yalnızca belirli görüşleri öğrenmelerini değil, aynı zamanda felsefi düşünme yetisini geliştirmelerini, kavramsal çözümleme yapabilmelerini ve dinî meseleleri çok yönlü bir bakış açısıyla değerlendirebilmelerini hedefler. Bu yaklaşım, din olgusunu hem teorik hem de varoluşsal boyutlarıyla ele alabilen, analitik ve eleştirel düşünme becerisine sahip bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Din felsefesinin Türkiye’deki akademik serüveni, modern anlamda yüksek din öğretiminin teşekkül etmeye başladığı 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar uzanmaktadır. Bununla birlikte, din ile felsefe arasındaki ilişkinin düşünsel temelleri, Osmanlı entelektüel geleneği içinde daha erken dönemlerde tartışma konusu yapılmıştır. Özellikle son dönem Osmanlı düşünürleri, dinî inançların aklî temellendirilmesi, vahiy-akıl ilişkisi ve metafizik meseleler etrafında yürüttükleri tartışmalarla, daha sonra akademik din felsefesi çalışmalarının şekillenmesine zemin hazırlayan önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Cumhuriyet döneminde yükseköğretimin yeniden yapılandırılması süreciyle birlikte, dinî ilimlerin akademik bir disiplin çerçevesinde ele alınmasına yönelik kurumsal adımlar atılmıştır. 1920’li ve 1930’lu yıllarda üniversite bünyesinde verilen dinî ve felsefi içerikli dersler, din felsefesine doğrudan bu ad altında yer vermese de, dinin mahiyeti, dinî bilginin imkânı ve din-akıl ilişkisi gibi meselelerin akademik düzeyde tartışılmasına imkân sağlamıştır. Bu süreç, din felsefesinin müstakil bir disiplin olarak ortaya çıkmasının entelektüel zeminini hazırlamıştır.
1950’li yıllardan itibaren yüksek din öğretiminin yeniden kurumsallaşmasıyla birlikte, din felsefesi konuları daha sistematik bir biçimde ele alınmaya başlanmış ve başlangıçta felsefe, mantık ve kelâm kürsüleri bünyesinde yürütülen bu çalışmalar, zamanla müstakil bir disiplin hüviyeti kazanmıştır. Özellikle 1970’li yılların sonlarından itibaren din felsefesi, ilahiyat fakültelerinin öğretim programlarında bağımsız bir ders ve araştırma alanı olarak yerini almış; 1980’li yıllarda gerçekleştirilen akademik yeniden yapılanma sürecinde ise “Din Felsefesi Anabilim Dalı” adıyla kurumsal bir statüye kavuşmuştur. Bu gelişme, din felsefesinin Türkiye’de hem öğretim hem de araştırma bakımından müstakil bir uzmanlık alanı olarak yerleşmesini sağlamıştır.
Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Felsefesi Anabilim Dalı da, bu akademik birikimin ve kurumsal tecrübenin devamı niteliğinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Anabilim Dalı, İslam düşünce geleneğinin zengin felsefi mirasını çağdaş felsefi yaklaşımlar ışığında ele almayı, dinî inanç ve düşüncenin felsefi temellerini analitik ve eleştirel bir bakış açısıyla incelemeyi ve bu alanda yetkin araştırmacılar yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda yürütülen eğitim ve araştırma faaliyetleri, hem klasik metinlere dayalı derinlikli bir kavrayışı hem de güncel felsefi tartışmalara açık bir akademik perspektifi esas almaktadır.
Din Felsefesi Anabilim Dalı’nın akademik kadro yapılanmasının oluşumunda ve gelişiminde önemli katkılar sunan isimlerden biri Dr. Hasan Peker’dir. Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde uzun yıllar öğretmenlik ve başöğretmenlik görevlerinde bulunduktan sonra, 2013 yılında Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne Yardımcı Doçent olarak atanmıştır. Dr. Peker’in akademik ilgisi, dinî inancın felsefi temellendirilmesi, Tanrı’nın bilinebilirliği meselesi, iman-akıl ilişkisi ve dinî bilginin imkânı gibi din felsefesinin temel problemleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Dinî inancın rasyonel temelleri ve metafizik boyutları üzerine yürüttüğü çalışmalar, anabilim dalının kuruluş sürecinde verilen derslerin şekillenmesine katkı sağlamıştır. 2017 yılında Adıyaman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi’ne atanmış, akademik faaliyetlerini burada sürdürmüş ve 2023 yılında vefat etmiştir.
Anabilim Dalı’nın gelişiminde belirleyici rol oynayan isimlerden biri Doç. Dr. Muharrem Şahiner’dir. Şahiner, 2011 yılında Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olarak göreve başlamış, 2014 yılında Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna atanmış ve 2022 yılında Doçent unvanını almıştır. Şahiner’in çalışmaları, özellikle İslam felsefesi ile din felsefesinin kesişim alanlarında yoğunlaşmaktadır. Nitekim İslam filozoflarının felsefe anlayışı, felsefe öğreniminin epistemolojik ve metodolojik temelleri ve klasik düşünce geleneğinde bilginin hiyerarşik yapısı üzerine yaptığı çalışmalar bu alandaki önemli katkıları arasında yer almaktadır. Hâlen Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta ve din felsefesinin temel problemlerine ilişkin dersler vermektedir.
Anabilim Dalı bünyesinde daha önce araştırma görevlisi olarak görev yapan Arş. Gör. Merve İzin ise 2017–2020 yılları arasında görev yapmış ve bu süre zarfında din felsefesinin temel meseleleri, dinî bilginin epistemolojik temelleri ve modern dönemde dinî düşüncenin felsefi yorumu üzerine akademik çalışmalar yürütmüştür.
Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak görev yapan Arş. Gör. Hatice Kübra Ömeroğlu, Ocak 2021 tarihinde göreve başlamıştır. Ömeroğlu’nun akademik ilgisi din felsefesi alanında yoğunlaşmakta olup, bu alandaki teorik ve sistematik problemlere yönelik çalışmalarını sürdürmektedir. Hâlen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora çalışmalarına devam etmekte olup, din felsefesinin klasik ve çağdaş problemleri üzerine akademik araştırmalarını sürdürmektedir. Aynı zamanda Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi’nde editöryal faaliyetlerde bulunarak anabilim dalının bilimsel üretim sürecine katkı sağlamaktadır.
Anabilim Dalı’nın öğretim üyesi kadrosuna 2025 yılında katılan Dr. Hikmet Çamcı’nın akademik çalışmaları, çağdaş felsefe, teknoloji felsefesi, din-bilim ilişkisi ve dijital çağda dinî düşüncenin dönüşümü gibi konular üzerinde yoğunlaşmaktadır. Özellikle simülasyon kuramı, özgürlük kavramı ve çağdaş düşünce bağlamında dinî ve etik meseleleri ele alan çalışmaları, din felsefesinin güncel problemlerine yönelik önemli katkılar sunmaktadır. Ayrıca dijital çağda din-bilim ilişkisini ontolojik bir perspektiften ele aldığı çalışmaları, klasik metafizik meselelerin çağdaş düşünce bağlamında yeniden değerlendirilmesine yönelik özgün yaklaşımlar içermektedir. Dr. Çamcı’nın uzmanlık alanları arasında din felsefesi, metafizik, teknoloji felsefesi, yapay zekâ felsefesi ve çağdaş düşünce yer almakta olup, bu alanlarda eğitim ve araştırma faaliyetlerini sürdürmektedir.
Arş. Gör. Hatice Kübra ÖMEROĞLU