Felsefe Tarihi Anabilim Dalı, insanın varlığı, bilgiyi ve kendi yaşamını anlama çabasını, bu çabanın doğurduğu kavramlar ve düşünce gelenekleri üzerinden inceler. Felsefi soruların tarihini araştırmak, bugün kendiliğinden benimsediğimiz düşünme biçimlerinin hangi kabuller üzerine kurulduğunu ve nasıl farklılaşabileceğini görmeyi sağlar. Bu yönüyle felsefe tarihi, düşüncenin kendi koşullarıyla yüzleştiği ve imkânlarını yeniden değerlendirdiği eleştirel bir çalışma alanıdır.
Anabilim Dalımızın öğretiminde problemler ve felsefi metinler merkeze alınır. Bir filozofu anlamak, düşüncesini harekete geçiren soruyu, kavramlarına yön veren ayrımları ve iddialarını temellendiren gerekçeleri kavramayı gerektirir. Metinler bu doğrultuda hem kendi tarihsel bağlamlarında hem de birbirleriyle kurdukları tartışma içinde okunur. Böylece öğrenciler, düşünce gelenekleri arasındaki süreklilik ve kırılmaları izlerken bir görüşü açıklama, argümanlarını çözümleme ve dayanaklarını sorgulama becerisi kazanırlar.
Antik Çağ’dan modern döneme uzanan bu geniş düşünsel miras, müfredatımızda birbirini tamamlayan Felsefe Tarihi I ve Felsefe Tarihi II dersleri çerçevesinde ele alınır. Felsefe Tarihi I, yaklaşık olarak Antik Çağ felsefesinden (MÖ 6. yüzyıl–MS 5. yüzyıl) Orta Çağ felsefesinin sonuna (MS 5.–15. yüzyıllar) uzanan dönemi kapsar. Doğa ve varlık araştırmaları, bilginin imkânı, erdem ve mutluluk, siyasal düzen, Tanrı ve insan ilişkisi başlıca inceleme konularıdır. Felsefe Tarihi II ise Rönesans düşüncesinden (15.–16. yüzyıllar) başlayarak 17. yüzyıl felsefesini, Aydınlanmayı (17. yüzyıl sonları–18. yüzyıl), Kant ve Alman idealizmini (18. yüzyılın ikinci yarısı–19. yüzyılın ilk yarısı), Aydınlanmaya yönelik eleştirileri ve 19. yüzyılın temel felsefi yönelimlerini ele alır. Sınırları kesin olmayan ve yer yer iç içe geçen bu dönemler boyunca özne, akıl, etik, varlık, bilgi, özgürlük ve tarih kavramlarının dönüşümü üzerinde durulur. Bu tarihsel inceleme, güncel sorunların kavramsal derinliğini açığa çıkarır. Örneğin iyi yaşam sorusunun erdem ve mutlulukla, ahlaki yükümlülüğün irade ve özerklikle kurduğu farklı ilişkiler; insan onuru, adalet ve sorumluluk tartışmalarını değerlendirebileceğimiz bir düşünsel zemin sunar. Bilim ve teknolojinin insanın kendisiyle, toplumla ve doğayla ilişkisini dönüştürmesi de bu mirasın yeni sorularla ele alınmasını gerektirir.
Anabilim Dalımız, öğrencilerin felsefi birikimle eleştirel bir ilişki kurarak kendi sorularını geliştirmelerini, yargılarını gerekçelendirmelerini ve farklı düşünme imkânlarına açık, bağımsız bir felsefi tutum kazanmalarını amaçlar.
Öğretim Elemanlarımız
Doç. Dr. Mustafa KINAĞ (Başkan)