İslam düşünce geleneği içerisinde ortaya çıkan felsefi birikimi, tarihsel gelişimi, temel problemleri ve kavramsal yapıları bakımından inceleyen bir araştırma alanıdır. Bu disiplin, İslam dünyasında felsefi düşüncenin oluşum sürecini, Antik Yunan felsefesi başta olmak üzere farklı düşünce gelenekleriyle kurduğu ilişkileri ve Müslüman filozofların varlık, bilgi, ahlak, siyaset ve insan anlayışlarını sistematik bir şekilde ele alır. İslam felsefesi, yalnızca geçmişte ortaya konmuş felsefi metinlerin incelenmesiyle sınırlı olmayıp, akıl, vahiy, varlık ve insan arasındaki ilişkinin felsefi yöntemlerle değerlendirilmesini amaçlayan canlı bir düşünce geleneği olarak araştırılır.
İslam felsefesinin temel araştırma alanları arasında varlık ve mahiyet ilişkisi, Tanrı’nın varlığı ve sıfatları, sudûr teorisi, akıl ve nefis anlayışı, bilgi teorisi, nübüvvet, ahlak felsefesi, siyaset felsefesi ve mutluluk anlayışı gibi konular yer almaktadır. Bu meseleler, Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ, İbn Bâcce, İbn Tufeyl, İbn Rüşd, Sühreverdî ve diğer önemli düşünürlerin eserleri üzerinden incelenirken, İslam düşüncesinin kelâm, tasavvuf ve diğer ilim dallarıyla ilişkisi de dikkate alınmaktadır. Böylece öğrencilerin İslam felsefesinin kavramsal dünyasını, tarihsel gelişimini ve düşünce tarihindeki yerini bütüncül bir perspektifle kavramaları hedeflenmektedir.
İslam Felsefesi Anabilim Dalı, öğrencilerin klasik felsefi metinleri okuyup değerlendirebilmelerini, felsefi kavramları tarihsel bağlamları içerisinde analiz edebilmelerini ve İslam düşüncesinin temel meselelerini eleştirel bir bakış açısıyla inceleyebilmelerini amaçlamaktadır. Bu doğrultuda anabilim dalı, öğrencilerin yalnızca filozofların görüşlerini öğrenmelerini değil, aynı zamanda felsefi problem çözme, kavramsal analiz ve karşılaştırmalı düşünme becerilerini geliştirmelerini hedeflemektedir.
İslam felsefesinin ortaya çıkışı, İslam medeniyetinin farklı kültür ve düşünce gelenekleriyle kurduğu etkileşim süreci içerisinde şekillenmiştir. Abbasîler döneminde özellikle Beytülhikme çevresinde yoğunlaşan tercüme faaliyetleriyle birlikte Antik Yunan felsefesine ait birçok eser Arapçaya aktarılmış, bu eserler Müslüman düşünürler tarafından yeni bir yorumlama ve geliştirme sürecine tabi tutulmuştur. Bununla birlikte İslam felsefesi, yalnızca yabancı kaynakların aktarımı olarak değerlendirilmemekte; Müslüman filozofların özgün problemler ortaya koyduğu, kavramlar geliştirdiği ve sistematik düşünce yapıları oluşturduğu bağımsız bir felsefi gelenek olarak kabul edilmektedir.
Kindî ile başlayan felsefi faaliyetler, Fârâbî ve İbn Sînâ ile sistematik bir yapı kazanmış; sonraki dönemlerde İbn Bâcce, İbn Tufeyl, İbn Rüşd ve Sühreverdî gibi düşünürlerin katkılarıyla farklı yönelimler kazanmıştır. Bu süreçte İslam felsefesi, yalnızca İslam dünyasında değil, aynı zamanda Orta Çağ Yahudi ve Hristiyan düşüncesi üzerinde de etkili olmuş; özellikle İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi filozofların eserleri Latinceye çevrilerek Avrupa düşünce tarihinde önemli bir rol oynamıştır. Böylece İslam felsefesi, hem İslam medeniyetinin entelektüel mirasının temel unsurlarından biri olmuş hem de dünya felsefe tarihinin önemli bir parçası hâline gelmiştir.
Osmanlı döneminde de felsefi düşünce geleneği, özellikle mantık, metafizik ve tabiat bilimleri alanlarında sürdürülen çalışmalarla devam etmiştir. Osmanlı medreselerinde okutulan felsefe ve mantık eserleri, İslam felsefesi mirasının aktarılmasında önemli bir rol üstlenmiş; İslam filozoflarının görüşleri kelâm ve tasavvuf geleneğiyle ilişkili biçimde tartışılmıştır. Modern dönemde ise İslam felsefesi, hem klasik metinlerin neşri ve yorumlanması hem de çağdaş felsefi meselelerle ilişkisi bakımından akademik araştırmaların önemli alanlarından biri hâline gelmiştir.
Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Anabilim Dalı da İslam düşüncesinin zengin felsefi mirasını tarihsel ve sistematik bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Anabilim Dalı, başta İslam filozoflarının eserleri olmak üzere felsefe, kelâm ve tasavvuf literatürünü disiplinlerarası bir perspektifle ele almakta; klasik düşünce mirasının günümüz felsefi tartışmalarıyla ilişkisini araştırmaktadır. Bu çerçevede yürütülen eğitim ve araştırma faaliyetleriyle, İslam felsefesi alanında yetkin araştırmacılar yetiştirilmesi, klasik kaynaklara dayalı derinlikli çalışmalar yapılması ve İslam düşüncesinin evrensel felsefe tarihi içerisindeki yerinin ortaya konulması hedeflenmektedir.
Öğretim Elemanlarımız
Doç. Dr. Mehmet KARAKUŞ (Başkan)